Payday Loans

Hamilelik Modası

Yazan:
Tarih: 04 Nisan 2013

Her bayan kuşkusuz ki modayla ilgilenir. İlgilenmiyorum demesi bile saçmadır çünkü üstümüze giydiğimiz herhangi bir şey veya yüzümüze sürdüğümüz bir nemlendirici krem bile modaya dahildir. Dolayısıyla uzak olur, yakın olur yine de ilgilenirsiniz modayla. Fakat önemli olan giydiklerinizin üstünüze yakışmasıdır. Moda diye yakışmayan kıyafetleri giymek ya da içinde mutlu olamadığınız giysileri taşımak hoş olmasa gerek.

Moda: yakıştırmaktır.

Özellikle hamilelik gibi bebeğinizin ağırlığını ve onun için aldığınız kiloları göz önünde bulundurursak… Denediğiniz herhangi bir kıyafet size olmayacak. Giydiğiniz hiçbir giysinin size yakışmadığını düşüneceksiniz. Sürekli bol kıyafetler arayacaksınız. Bol ve son trendlerle uzaktan yakından alakası olmayan kıyafetler… Ruhsal durumunuzu da bunu için katarsak, hamilelik; sizin için bir depresyon olacak. Eğer siz de böyle düşünüyorsanız, şimdi arkanıza yaslanın ve bu yazıyı okuyun derim.

Artık hamilelikten dolayı aldığımız kilolarla yüzleşmeye ve bol kıyafetlerle onları saklamaya elveda deme vakti. Çünkü hamile modası diye bir akımın var olduğu bir dünyada yaşıyoruz. O formdaki halinizle ne giyiyorsanız aynılarının hamile koleksiyonunu da bulmanız mümkün. Bana uygun değil, kim bilir ne kadar para vereceğim diye korkmanıza da gerek yok. Çünkü normalde giydiğiniz kıyafetlerden daha pahalı değil. Yani hamilelik yüzünden gördüğünüz özel muamele tarihe karışıyor.

hamileyken de istediğiniz her şeyi giyebilirsiniz…

Sanırım bu haberle birlikte kimse sizin hamile olduğunuza inanmayacak ve aşermelerinizi eşinize kabul ettirmek için de fazlaca çaba göstereceksiniz!

Aynı zamanda bebeğiniz için yaptığınız o güzel alışverişlerin yanında kendinize yapacağınız bu hamile alışverişi ile, hamileliğin tadını daha da çok çıkaracaksınız.

Hamilelik modası denilen bu moda, Türkiye’de yeni yeni var olmakla birlikte oldukça popüler oldu.  Artık hamileliğinizi saklamanıza gerek yok! Dar bluzlar, dar pantolonlar hatta taytlar giyebilirsiniz. Mesela taytla giyilen tunikler, hamilelerde oldukça iyi durmakta.  Ya da dizinize gelen çiçekli elbiseler, baharda hamile olmanın keyfini size tattıracaktır. Kışın ise belden oturan, sonrası bollaşan ekru bir mont eminim size çok yakışacaktır.

Dar kıyafetler giymekten çekinmeyin…

Kısacası, bu moda ile hamileliğin o güzel coşkusunu, rahat rahat yaşayabileceksiniz. Bebeğinizin tekmelerini hissetmek size daha fazla mutluluk getirecektir.

Erkek mi Kız mı?

Kategori: Genel
Yazan:
Tarih: 23 Mart 2013

Hamile kocası üçüncü yazısı ile hamileblog.com’a geri döndü.

Eşimin hamile olduğunu öğrendiğimizden bu yana 3 ay geçmiş. Hamilelikte 16. haftasında. Yani bebeğin cinsiyetinin belli olduğu zamanlar.

Kız mı erkek mi bekliyorsun denildiğinde klişe bir cümle olsada “sağlıklı olsun”  başka bir temennim hiç olmamıştı. Yakın dostlarımız fikir beyan etmiş bir bakıma fal açmışlardı, bebeğin cinsiyeti konusunda. Büyük kısım sen de kız babası tipi var derken, yüzde olarak küçük bir grup arkadaşım da erkek olacağını öngördüler.

Her neyse hiç bunlara kulak asmadan ve isim bile düşünmeden gelinen 16. haftanın kontrol günü geldi çattı. Ultrason aleti çalıştı, ayakta bir baba adayı merakla ekrana bakıyor.

ve doktorun ağzından dökülen kelimeler:

“bir oğlan geliyor…”

Kız çocukları ve babalarının ilişkilerinin çok iyi olduğunu bildiğimden az da olsa kıza göre hazırlamış, sanırım biraz da istemiştim. Ama birden her şey dağıldı ve baba-oğul ile ilgili onlarca sahne kafamda belirdi. Bebeğimizin olacağını öğrendikten sonra gelen ve ilki kadar olmasada büyük bir heyecana neden olan bu haber, belki yeniden hayatıızı değiştirecek.

Bir kere cinsiyetin öğrenilmesi önce anne karnındaki bebekle olan bağı biraz daha derinleştiriyor. “Bebek” olarak görülen canlı artık sadece bebek değil, oğlum diye seslendiğim bir insan.

Evet oğlum sağ salim gel hadi artık, yapacak çok şeyimiz var.

 

Etiketler:

Hamile Şıklığı

Kategori: Hamile Giyim
Yazan:
Tarih: 01 Mart 2013

Çocukluğunuzdan beri hiç değişmeyen kilonuzun yerinde yeller esiyor. Çünkü o her daim formda olan vücudunuzda artık küçük bir misafir yaşamakta. Dokuz ay boyunca kalacağını ve sizi tekmeleyerek, varlığını sürekli belli edeceğini söylüyor doktorlar.
Biraz kilo alıyorsunuz. Ardından aldığınız kilolar artıyor ve kocaman bir göbek kalıyor geriye. Peki, ne yapabilirsiniz hamileliğiniz boyunca aldığınız bu kiloları gizlemek ve yok etmek için?


Her hamile kadının muzdarip olduğu bu sorunu elbette ki modacılar da daha önceden düşünerek, hamile giyim modasına katkıda bulunan çok çeşitli kıyafetler tasarladılar. Genelde vücuttaki kan dolaşımını engellemeyen, rahatlığı ön plana çıkaran, bol kesimli kıyafetlerden oluşan hamile giyim koleksiyonlarında dikkat edilmesi gereken şey güzel görünüm sağlamaktan ziyade sağlığa zarar vermeyen kıyafetlerin tasarlanmasının tercih edilmesi. Hamile modasının olmazsa olmazları arasında yer alan ve belden geçen bir kuşak detayı hem bel oyuntusunu ortaya çıkarıyor hem de fazla küçük bir illüzyon yaratarak, fazla kilolarından yakınan hamile kadınları olduğundan daha zayıf ve formda göstermeyi başarıyor. Enine çizgili olan, açık renklere, büyük ve karışık desenlere sahip ve kan dolaşımını engelleyen dar kıyafetler, hamile hanımların kesinlikle kaçınması gereken parçalar arasında yer almakta.

Tercih edilebilecek parçalar arasında ise bol ve mümkün olduğu kadar pamuklu ve dokuması çok sık olmayan kumaşlardan üretilmiş kıyafetler öncelikli. Siz de hamileliğiniz boyunca görünüşünüzden çok sağlığınızı önemseyerek, kendi tarzınızı oluşturabilirsiniz.

Çocuğunuzla İlişkinizde Dikkat Etmeniz Gerekenler

Kategori: Annelik
Yazan:
Tarih: 01 Mart 2013

Dokuz ay boyunca karnında taşıdığınız, mutlu bir evliliğin sonucunda dünyaya gelmiş belki de canınızdan kıymetli varlıklar olan bebekleriniz sizin çok değerli. Onları büyütmek için harcadığınız çabalar, onlar mutlu olsun diye yaptığınız fedakarlıklar sizi bir süre sonra yormaya başlasa da kendinizi onlar için bir şeyler yaparken görmenin ayrı bir tadı olduğunu da inkar edemezsiniz.
İyi bir anne olabilmenin gerekliliklerinden biri belki de çocuğunuza gösterdiğiniz ilgi ile doğru orantılıdır. Çocuğunuzun sağlığını önemsemek, onun zihinsel, ruhsal ve bedensel gelişimine katkıda bulunacak her şeyi düşünmek, arkadaşlarını seçmesine yardım etmek ve zorlandığı konularda yardımcı olmak bir ebeveyn olarak üzerinize düşen sorumluluklar arasında.


Bu sorumluluklar dışında yapmanız ve olması gereken çocuğunuzla anne ya da baba gibi bir ilişki kurmak değil de onunla olabildiğiniz kadar arkadaş olabilmeyi başarmaktır. İyi bir ebeveyn olabilmenin yolu her zaman olduğu gibi otoriter bir kimlik oluşturarak, çocuğunuzu kendinizden uzaklaştırmak değildir; aksine ona dostça ve samimi bir şekilde yaklaşıp, aranızdaki bağı güçlendirmek için çaba sarf etmekten geçer. Sıkıntısı veya derdi olduğunda sizinle paylaşabileceği kadar yakın olabilmelisiniz onlarla.

Bütün bu noktalara dikkat ettiğiniz takdirde çocuğunuzla aranızda hiçbir problem oluşmayacaktır. Böylece sağlıklı bir ilişkinin de temelleri atılacaktır.

Evlilik mi Kariyer mi?

Kategori: Annelik
Yazan:
Tarih: 01 Mart 2013

Dört yıl sonra üniversiteyi bitirdiniz. Elinizde bir diploma ve ne yapacağınızı kestiremediğiniz upuzun bir gelecek var. Üniversite yıllarında tanıştığınız ve birlikte olduğunuz o çok değerli insanla evlenmeye karar verdiğiniz bir dönemde iş fırsatları da önünüze çıkmaya başladı. “İş mi yoksa aşk mı?” sorusu uzun bir süre kafanızı karıştırdı ve hayatınızı alt üst etti. Manevi değerleri her zaman daha çok önemsediğiniz için sevdiğiniz, aşık olduğunuz adamı kariyerinizin üzerinde tutup, yolunuza devam ettiniz. İş hayatına daha sonra da başlayabileceğinizi düşündünüz. Mutlu olmak, sevdiğiniz bir insan ile hayatınızı birleştirmek stresli bir iş hayatının yoğun ve yorucu temposundan daha kıymetliydi sizin için. Bir yıl sorunsuz bir şekilde geçti, mutluluğunuz dokuz ay karnında taşıyacağınız bir bebeğinizin olacağı haberini duyduğunuz an itibari ile daha da arttı ve anlamlandı.

Artık iki kişilik değil; üç kişilik çekirdek bir aileydiniz. Azınlıktan çoğunluğa yükselmenin haklı gururunu yaşadınız. Doğum sancıları da geldi nihayet ve bebek kapıya dayandı. Canınızdan çok sevdiğiniz eşinizle telaş içerisindesiniz. Dokuz ay sonra kendi kanınızdan canınızdan oluşan o sevimli yüze merhaba diyebilmenin de mutluluğu içinizde. Hastanedeki onlarca kadın da sizinle aynı olan o tatlı telaşı ve mutluluğu yaşıyor. Ve dokuz ay sonra hastane koridorlarında yankılanan o çığlıklar ve ağlama sesleri…
İşte o an bir yıl önceki kafa karışıklığında verdiğiniz kararın aslında ne kadar doğru olduğunu anladınız. Hayat seçimlerden ibaret. Duygularınızdan emin olduğunuz ve kendiniz için iyi olanı bildiğiniz takdirde mutlu olmamanız için hiçbir neden yok.

Etiketler:

9 hafta geçmiş henüz!

Kategori: Genel
Yazan:
Tarih: 31 Ocak 2013

Sanki ne çok şey yaşadık ve henüz gebeliğin 9. haftasında eşim! Evet sevgili anneler sevgili babalar ve henüz anne baba olmamış kitleler… Olanlar biliyordur kesin ben henüz anne baba olmayanlara söyleyeyim hamilelik haberini aldığımızdan beri sanki zaman durdu. Sabırsızca bekliyor insan sanki bir ay sonra doğacakmış bebek gibi, gel gör ki hamileblog.com’a yazdığım ilk yazıdan beri sadece iki hafta geçmiş.

Hemen son hafta yaşanılan heyecandan bahsedeyim, bundan kesin bahsedeyim ki o heyecanı başkaları yaşamasın.

anti rubella igg

Rutin kan testi sonucu ile hastaneden çıktıktan sonra test sonuçlarının yazıldığı kağıdı okuduktan sonra tanıştık bu ifade ile.. anti rubella igg..

Normal değer 0 ila 10 arasında yazarken eşimin kanında 205 olduğu ifade ediliyor ve anti rubella igg ifadesinin yanında da reactive yazıyordu.

Google’ladık taradık ettik doğru dürüst kimse bir şey söylemiyor.

Ve doktorumuzun verdiği kontol tarihine koca bir hafta var. Ne demek bu anti rubella igg nin reactive olması derken bugünü zor ettik.

Kısaca açıklayayım kızamıkçık denilen bir hastalık var imiş ve bunu gebelik sırasında geçirilirse bebeğe ciddi zararlar verebiliyormuş. Bu yüzden hamileliğe karar verildiği zaman fakat gebe kalmadan önce bu testlerin yapılması çok daha faydalı imiş. Neyse lafı uzatmayayım Reactive denilmesinin sebebi daha önce bu hastalığı geçirildiğini belirtmek içinmiş. Gebelikten önce bu hastalık geçirilirse tekrar etmeyeceği için çok daha olumlu bir anlam çıkarmamız gerekiyormuş. Derin bir ohhh çektik.

Tüm umudum önümüzdeki haftalarda çıkacak yeni test sonuçlarını beklerken rahat olmak ve sonuçların hep olumlu çıkması yönünde.

 

Hamile kocasından merhaba!

Kategori: Genel
Yazan:
Tarih: 18 Ocak 2013

7 haftalık bebeğimiz :)

Eşi 7 haftalık hamile bir baba adayından herkese merhaba!

Kan tahlili sonuçları ertesi gidilen doktor, ultrason cihazının gösterdiği kalp atışları…

Henüz neyin ne olduğunu anlayamadığım bir süreçten geçiyorum sanırım. Hamileblog sevgili okuyucular belki çoğunluk kadınlardan oluşuyor ama bende hislerimi sizinle paylaşmak istedim.

5 yıllık evlilik sonrası gelen bu hamilelik haberini alalı henüz 1 hafta yeni doldu. Sokakta yürürken, işe giderken, vapurda emailleri kontrol ederken görülen her bebek ya da küçük bir çocuk beni eskisinden çok heyecanlandırmaya başladı.

Günün 18 saati telefondan iş ile ilgili konulara kafasını gömen ben deniz, artık hafta hafta gebelik ilerlemelerini takip eder oldum.  Eşimin kanında yükselen HCg değerinin ne olduğu, şu anda bebeğin kaç mm olduğu, eşimin nasıl beslenmesi gerektiği..vs Her şey dikkate değer geliyor. Bir kaç türkçe site dışında bilgi alınabilecek ciddi yerlerin olmamasıda çok kötüymüş bu arada, bunu da görmüş oldum.

Bu yüzden elimden geldiği ve vaktimin yettiğince hamilelik ve doğum süreci ile ilgili deneyim ve öğrendiğim bilgileri hamileblog.com’da paylaşmaya çalışacağım.

Bir baba adayını aranıza alırsanız mutlu olurum.. Herkese sevgiler

Bebeğinizin kafasındaki şekil bozukluklarını önemsemeyin

Yazan:
Tarih: 24 Ağustos 2012
Yeni doğan bebek

Yeni doğan bebek

Bebeğiniz yeni doğduysa ve eğer tecrübeniz yoksa, normal olan şeyler size doğal olarak olmaması gereken şeylermiş gibi görünebilir.

Eğer yanınızda bir büyüğünüz de yoksa işler iyice karmaşıklaşır. Mesela kafatasında ufak bozukluklarla doğduysa bebeğiniz kesinlikle panik yapmayın.

Bebek doğum kanalına girdiği zaman çekmeye bağlı kafatasında bozukluk oluşmuş olabilir ve bu normaldir. İlerleyen zamanlarda, bebeğinizin beyninin gelişmesiyle birlikte bu şekille ilgili sorunlar da ortadan kalkacaktır.

Hamilelik döneminde müzik

Kategori: Genel
Yazan:
Tarih: 07 Ağustos 2012
Hamilelikte müzik

Hamilelikte müzik

Hamilelik dönemi başladığı andan bitimine kadar birçok konuda hem anne hem de bebek sağlığı açısından dikkat edilmesi gereken bir süreçtir. Hamilelik döneminde doğru beslenme, mevsime göre giyim tercihi, sağlık sorunları yaşanmaması için alınacak önlemler ve gebelik esnasında yapılacak uygun egzersizler dikkatle araştırılmalı ve doktor gözetiminde uygulanmalıdır.

Gebelik hesaplama yöntemi ile bebeğinizin kaç haftalık olduğunu bilmeniz, onun sağlıklı gelişimi için gerekli bir şeydir. Gebeliğin haftalık sürecine bağlı olarak beslenme şeklinizi düzenleyebilir, egzersiz programlarına katılabilirsiniz. Hamilelik döneminde önemli bir diğer konu ise müziktir.

Müzik insan üzerinde fazlasıyla etkilidir. Duyguların şekillenmesinde fazlasıyla etkili olan müzik, sakinleşmeye ya da enerji değişimlerini etkiler. Hamilelik dönemimin 24. haftasında bebek artık dış dünya ile iletişim kurmaya başlar. Sesleri algılar ve bazen ona göre tepkiler verebilir. Hamileliğinizin 24. haftasından sonra bebeğinize dinleteceğiniz müzikler doğumdan sonra da faydalı olacaktır. Bu durum yapılan araştırmalar tarafından tam olarak kanıtlanmasa da olumlu bir etkisi olduğu tartışılmaktadır. Müzik seçimleriniz sakin ve ritmik devamlılığa sahip olmalıdır. Klasik müzik, dinlendirici müzik veya caz müzik türleri bu sürecinizde size ve bebeğinize yardımcı olabilir. Sizin dinlediğiniz sakin müzikler kan akışınızı ve buna bağlı olarak kalp atışlarınızı düzenlerken bebeğiniz de bunu algılayarak kendini anne karnında daha rahat hissedecektir. Yapılan araştırmalara göre bir diğer gözlem notları da, hamilelik esnasında dinletilen sakin müziklerin doğum sonrasında da etkili olmasıdır. Bebeğiniz ağladığında ya da huzursuz olduğunda gebelik esnasında dinlettiğiniz müzikler ile sakinleştirebilirsiniz.

Etiketler:

Bebeğiniz için yüzme kursu

Kategori: Bebek
Yazan:
Tarih: 03 Nisan 2012

Yüzen Bebekler

Ayşe Natalie Akcan’ın kurduğu “Aquababies” adlı kurs sayesinde 2 günlük bebeğiniz bile küçük bir balık gibi yüzebilecek.

Ayse Natalie Akcan tarafından kurulan ve İstanbul’da faaliyete geçen “Aquababies” adlı bebeklere yönelik yüzme kursuyla Türkiye’de bu alanda bir ilke imza atıldı.

Yurtdışında muadillerini gördüğü bebeklere yüzme dersi verilen bir yer aradı ama bulamadı. Sonuçta kendi kızına bu imkanı tanıma isteği onu İngiltere’de bu eğitimi almaya itti.

“YA BEBEĞİM BOĞULURSA?”

Bebekler belirli bir yaşa kadar suyun üzerinde yüzemiyorlar. Gerekli kas koordinasyonları yok. Ama suyu altında çok rahat yüzüyorlar. Bundan çok da zevk alıyorlar.

Her Türk annesinin içindeki korkuyu Ayşe Natalie’ye sordum: ’Ya bebeğimiz boğulursa?’’

Öğrendim ki bebekler doğduklarında dalma refleksini kullanarak suyun altında nefeslerini tutabiliyorlar. “Aquababies” programı sadece bu doğal refleksi kullanıp bebeklerin suyun içinde kendilerini güvende hissetmelerini sağlamayı amaçlıyor.

Yani onlara yüzmeyi öğretmekten ziyade doğal olarak bildikleri bir yetiyi güvenli bir ortamda hayata geçirmelerini sağlıyor. İlk derste bebek 1-2 saniye yüzme yaparken kurun sonuna doğru 20 saniyeye kadar bile nefesini tutabilen bebekler oluyor.

devamını oku »

Sonraki »